17 Kasım 2016 Perşembe

At Sahibine Göre Kişner

Eski insanlar o kadim bilgeliklerini sözlerle tarihe yazmışlar ki, bizler ders alalım aynı hataları tekrarlamayalım ama nafile insan gelişim süreci böyle çalışmıyor.
Hepimiz küçük bazı köylü kurnazlarının nasıl ağaya, beye, patrona ve hatta ceo'ya (ne demekse!) dönüştüğünü gözlemlemişizdir. Önce küçük mütevazi bir dükkan açılır, sonra dükkanın önüne bir iki sebze, meyve konulur, o meyveliğin üstüne tente çekilir, o tentenin yanlarına tahtalar konulur, o tente pimapen'e (PVC'nin avamda ki nam-i) döndürülür, yan tahtalar tuğlayla örülür veeee oldu mu sana iki kat dükkan, sonra da buna ses çıkarmadıkça yayıl babam yayıl. Hata onda değil tabi ki ona bu yüzü veren belediye'de ama bu işin raconu böyle...



Bir yerde ilde, ilçede, kasabada fark etmez toplumda borçlular sokaklardan dükkanlardan kişilerden kaça kaça yol değiştire değiştire yürür evine üç sokak öteden gelir sırf alacaklıyla karşılaşmamak için utanır boyun kırar ama aynı toplumda pezevenkler, fahişeler, hırsızlar, talancılar dik dik yürür ve bir yere geldiğinde de "Oooooo .... bey hoş geldiniz" veya "Buuuyruuuuun ... hanım" övgüleriyle karşılanır, sebep parası var ve parası olan o düdük insanları çalabiliyor.
Neyse ben konumuza döneyim. 
Deniz aşırı toprakları olan (bu sömürgeci demenin daha medeni yolu) Fransa'nın bayrağında ki renkler Liberté, Égalité, Fraternité ("Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik") anlamına geliyor.

Bu ülkenin dünyanın 6. büyük ekonomisi olması tabi ki tesadüf değil. Ülkenin katı iş kuralları ve disiplini, müşteri odalı çalışması (yani müşterisini ciddiye alma, yediği kaba pislememe gibi gibi) şirketlerini dünya devleri yapmış durumda. İşte bu şirketlerden biri de ülkemizde faaliyet gösteren Dekatlon (Decathlon)
İlk ürünümü 17.05.2011 tarihinde Ankara Kentpark AVM'de bulunan mağazasından aldığım günden beri gerçekten ürünlerini severek kullanıyorum. Tabi her giydiğimde sevgi gösterileri yapmıyorum ama dayanıklılığı, amaca uygunluğu, hafifliği gerçekten vermiş olduğunuz paranın karşılığını size fazlasıyla karşılıyor.
Ürünleri aldıktan sonra özellikle satış sonrası destek konusunda öncü bir firma. Değişim, iade gibi şeyler neredeyse teferruat haline gelmiş. Al beğenmezsen geri verirsin. Bu güven veren bir davranış. İnternet mağazası açıldığı günden beri bir çok spor tutkunun günlük uğrak yeri olmuş durumda. Dünya çapında 1031 mağazası bulunan firmanın en son Türkiye'de 15 mağazası vardı. 2007 yılında dünyanın en büyük hasılatını yapan firmasıydı. Ancak bu yazdıklarımız 2016 yılında yerini Türkiş Dekatloniş'e bırakmış durumda.
Hani derler ya "At Sahibine Göre Kişner" diye işte bizde de böyle oluyor. O dünya devi firma Türkiye'de şartlara ayak uydurmuş durumda. Nasıl mı?
Firmadan internet üzerinden mal aldığınızda size ulaşması neredeyse bir haftayı geçiyor. Hemde öyle Kars'a Ardahan'a falan değil, İstanbul'un içine gelecek kargodan bahsediyorum.
İade ve değişim için durum ise tamamen Allah'a kalmış durumda.
01.11.2016 tarihinde ellerine ulaştığını yazdığı ürün (-ki ben 27.10.2016'da gönderdim) 17.11.2016 tarihinde hala "Sipariş Detayı Bekleniyor" diye bekliyor. Müşteri hizmetlerini arayıp durumu anlatayım dedim. Ne büyük bir hataymış, tam 16 dakika telefonda insanın kulaklarını tırmalayan müziği dinledikten sonra karşıma çıkan görevli oldukça yorgun, umarsız ve bıkkın tavrıyla derdime çare bulamadığı gibi sürekli bir kelimeyi tekrar edip durdu. "Efendim bu sıralar oluşan yoğunluktan dolayı...!
Şunu merak ediyorum dedim görevliye, "yoğunluk kelimesinden ne anlamalıyız? Şu mudur yani? Geçen sene yüz müşterimiz varken on çalışanla hizmet verip elli lira kazanan şirketimizin bu sene bin müşterisine yine on çalışanla hizmet verip beş yüz lira kazanma yolunda elemanlara düşen hizmet süresinin azalması müşterilerimize yavaşlık, hizmet verememe olarak mı yansıyor?"
Zavallı kafasında bu kadar şeyi toparlayamadan cevap vermeye devam etti. Sevkıyat bölümüne yeni elemanlar alındı. 
Uzuuuun lafın kısası bizlerin kişisel tepkileri veya tepkisizlikleri bizlere hizmet ve mal satan firmaların davranış belirlemelerine sebep oluyor. Eğer bizler daha iyi hizmet almak için prosedür belirlemeye yardımcı olacak davranışlar sergilersek firmalar veya kişiler de öyle davranmak zorunda kalacaktır. O nedenle bu tip suçları toplumsal düzensizliğimiz de buluyorum. 

Hiç yorum yok: